PLOVDİV (FİLİBE) GEZİ REHBERİ

Bunu Paylaş

Bulgaristan, Yunanistan ile birlikte Türkiye’nin Avrupa’daki 2 komşu ülkesinden birisidir. Bu sayede uçakla ulaşım haricinde kara yolu ve tren yolu kullanabileceğiniz sayılı ülkelerden birisidir. Vizemizin son günlerine doğru kısa bir araştırma yaptık. TCDD‘nin İstanbul-Sofya ekspresi olduğunu öğrenir öğrenmez yerimizde duramadık.

Plovdiv,  Türkiye sınırına en yakın Bulgaristan şehirlerinden birisidir. Eğer Schengen vizesi de varsa nefis bir hafta sonu rotası olmayı hak ediyor. İstanbul’a 421 km mesafede ve araç ile yaklaşık 4-5 saat, otobüsle 7-8 saat sürede ulaşılabiliyor. Tabii bunların dışında en ilgimizi çeken tren ile ulaşım imkanı oldu. Sirkeci garına gittik ve bir Cuma gecesine yataklı vagondan çift kişilik bileti kaptık… Dönüşümüzü de pazar gecesine alarak pazartesi sabahı direkt işe gidecek şekilde 2 gece tren ve 1 gece Plovdiv konaklamalı tatilimizin planını yapmış olduk. Tren yolculuğu hakkında detaylı bilgileri ayrı bir yazıda toparladık.  Okumak isteyenler için link aşağıdadır.

Sabah saat 7 gibi Plovdiv tren garında indik.  Gardan otele ulaşabilmek için sabah saatlerinde tek şansımız taksiye binmek oldu. Eğer saatlerini denk getirebilirseniz tren garının hemen önündeki otobüs durağından geçen otobüsleri de kullanabilirsiniz.

PLOVDİV GENEL BİLGİLER

Şehir Sofya’dan sonra Bulgaristan’ın ikinci büyük şehri olsa da, 1992 yılında 340 bin nüfusu olan Plovdiv (Filibe) günümüzde 338 bin nüfusa sahiptir. Yıllar geçtikçe artan nüfus trendi beklenirken Bulgaristan’da olduğu gibi bu şehirde de nüfus artmak yerine yerinde sayıyor hatta azalıyor.

Plovdiv şehri üniversite şehri olarak da anılıyor. Bu bölgede özellikle çok sayıda sanat okulu olduğunu gördük. Her yerde sanat galerileri, heykeller karşınıza çıkıveriyor. Şehre cazibe katan unsurların başında da öğrencilerin ve sanata verilen emeğin saygının katkısı yadsınamaz gibi görünüyor.

Old Town denilen bölge ise Osmanlı döneminden kalma konaklara, tarih kokan sokaklara ev sahipliği yapıyor. Plovdiv’in turistik cazibe merkezlerinden birisi Old Town bölgesidir. Plovdiv diğer Balkan ülkelerine nazaran daha az biliniyor. Aksine şehirde tahminimizin çok üzerinde tarihi ve turistik gezilecek yerler olduğunu gördük.

Şehrin insanlarına geçecek olursak herkes kendi halinde diyebiliriz. Sanki zengin değil ama çok huzurlular. Sokakları gayet güvenli. Gece geç saatlerde en ücra ara sokaklarda bile hiç bir olumsuz bir durumla karşılaşmadık.

Plovdiv’i gezmek için 2 gün ayırmak yeterli olacaktır.

PLOVDİV EKONOMİ

Plovdiv gayet uygun bir şehir. Bulgaristan para birimi LEV.  1 LEV: 2.34 TL‘ye karşılık geliyor. Şehirde konaklama ve özellikle yeme içme çok ucuz. Fazla düşünmeden canınız ne isterse yapın.

NEREDE KONAKLADIK?

Aslında Plovdiv merkezinde veya civarında çok ekonomik oteller mevcut. Tercihinize bağlı olarak Old Town bölgesine yakın veya casinoların bulunduğu meydana yakın otellerden konaklama seçmek mantıklı olacaktır. Biz eski şehir bölgesine yakın bir otel tuttuk.  Otelimizin ismi Seven Hills Hotel‘di. 1 gece çift kişilik kahvaltı dahil konaklama için 50 euro ödedik. Otel genel olarak temiz ve güvenilirdi. Merkeze 10 dk yürüme mesafesi var.  Fakat daha uygun oteller bulmak mümkün.

Alternatif Konaklama Seçenekleri;

Art Hotel Dali

Hotel Dafi

Hotel Evmolpia

NEREDE YEMEK YEDİK?

Bulgaristan yeme içme konusunda da oldukça ekonomik bir ülke. Plovdiv şehrinde en iyi restoranda canınız ne isterse yeseniz bile çok uygun fiyatlar ödeyerek masadan kalkabilirsiniz.  Şehir merkezinde popüler birkaç restoran var. Bunlardan birisi Happy Bar & Grill. Biz o kadar sevdik ki iki akşam da burada yemek yedik. Şehrin en iyi restoranlarından birisi olduğunu söyleyebiliriz. Menüde Dünya mutfağından pek çok çeşit yer alıyor. Biz pek semiyoruz ama sushi sevenler için bir sushi bar var, yorumlara bakılırsa tavsiye oranı çok yüksek.

Biz ilk akşam deniz mahsullü risotto, fırında patatesli bir meze ve pembe şarap söyledik. Toplam 50 TL ödedik. İkinci akşam ise bir somon ızgara, sarımsaklı ekmek, falafel meze için 60 TL ödedik.  Türkiye’de bu segmentte bir restoranla kıyaslanamayacak kadar ekonomik.

Bunun dışında Hemingway, Restaurant Gusto, Restaurant Diana gibi popüler mekanları da tercih edebilirsiniz.

PLOVDİV (FİLİBE) GEZİLECEK YERLER

1- Roman Stadium

Plovdiv şehir merkezinin tam ortasında yer alan bu stadyum Antik Roma döneminden kalan en önemli eserlerden birisidir. Yaklaşık 240 metre uzuluğunda, 50 metre genişliğinde bir alanda 30.000 seyirci kapasitelidir. Günümüzde stadın bir bölümü korunup restore edilerek halkın ziyaretine ve kullanımına açıktır. Bizim ziyaret ettiğimiz tarihlerde de Bulgar müziklerini çalan bir grubun gösterine denk geldik. Ayrıca Stadyumun Antik Roma dönemindeki görüntülerinin olduğu 3 boyutlu sinema gösterimi de günün belirli saatlerinde ücret karşılığında izlenebiliyor.

2- Dzhumaya Mosque /  Cuma Camii

Roman Stadyumunun tam yanında yer alan Cuma Camii 1369-1389 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu tarafından inşa edilmiştir.  Halen halkın kullanımına açıktır.

3- Old Town

Plovdiv eski şehir bölgesi cumbalı konakları ve taş sokakları ile Safranbolu sokaklarında geziyormuş hissi veriyor. Bu bölgede Osmanlı döneminden kalan çok sayıda konak var. Bunların bir kısmı bilet karşılığında geziliyor. Konakların tüm odaları orjinal görüntüsünü koruyacak şekilde muhafaza edilmiş görünüyor. Hisar kapıdan eski şehir bölgesine çıktığımızda iki tane sokak sanatçısı amcanın müziği karşıladı bizi.  Onların müziği ile ortam çok daha keyifli bir hal alıyor.  Bu bölgede 1-2 adet restoran ve bir kafeye rastladık. Bu anlamda çok fazla alternatif yok sanırız tarihi dokusunu bozmak istememişler. Bizce böylesi daha iyi…

4- Hisar Kapı

Günümüzde Old town bölgesinin giriş kapılarından diyebiliriz aslında.  Eski dönemlerde bu kapının kale kapısı olarak inşa edildiğini öğrendik.  Şimdilerde ise bu bölgenin en önemli sembollerinden birisi haline gelmiş.

5- Antik Roma Tiyatrosu

2.yy’da İmparator Trajan döneminde inşa edilen antik tiyatro bir dönem büyük bir heyelan geçirmiş ve restore edilerek günümüzdeki görüntüsüne getirilmiş ve Plovdiv’de çok çeşitli etkinliklere, konserlere ev sahipliği yapmaktadır. Biz ziyaret ettiğimiz günde bir konser organizasyonu olduğu için içerisini detaylı gezemedik maalesef. Fakat bugünlere kadar en iyi şekilde korunmuş Antik Roma Tiyatrolarından birisi olduğunu söyleniyor.

6- Lamartine’s house

1830’lu yıllardan kalma bu bina Fransız şair Alphonse de Lamartine’nin yaşadığı evdir. Günümüzde Plovdiv şehrinde hala önemini korumakta ve halkın ziyaretine açıktır.

7- Church of St Constantine and Helen

Aziz Konstantin kilisesi eski şehir bölgesinde  ve şehrin en eski kiliselerinden birisidir (4.yy).  1832 yılında yenilenen kiliseyi günümüzde giriş ücreti olmadan ziyaret edebilirsiniz.

8- Regional Ethnographic Museum

Plovdiv Old town bölgesinde bulunan bu müze ziyaret edilmesi gereken noktaların başında geliyor. 1917 yılında kurulan bu müzede 40.000 civarı eser sergilenmektedir. Tarım, el sanatları, tekstil ve giyim, müzik aletleri ve  fotoğraf, bilimsel arşivler ve kütüphane bölümleri de bulunmaktadır.

9- Nebet Tepe 

Plovdiv şehrini tepeden görebileceğiz bir nokta burası. Eski dönemlerden kalma kalenin kalıntılarını da burada görebilirsiniz. Şehrin en eski yerleşim yerlerine ait kalıntıların Nebet tepede olduğu söyleniyor.

10- The Balabanov House

Plovdiv’in en etkileyici konaklarından birisi olduğu söyleniyor. Günümüzde konağın alt katında önemli sanatçılara ait koleksiyonlar sergileniyor.

11- Kapana (The Trap)

Kapana bölgesine Plovdiv’in en işlek yaya caddelerinden olan Alexandra caddesi üzerinden bağlanarak gidiliyor. Bu bölge bizce en çok butik ve otantik kahvecileri ile meşhur. Tüm sokaklarda yan yana kafeler var. Açıkçası İstanbul Karaköy semtini de andırmıyor değil. Bizde Kapana’da dolaşırken kahvecilerden farklı olarak ufacık bir krepçi dükkanı gördük. İçeride sadece tatlı ve tuzlu krep çeşitleri siparişinize göre hazırlanıyor. Tabak ile servis yok, karton kağıt üzerinde krep elinize geliyor, lezzetli miydi diye sorarsanız, tavsiye ederiz;)

12- Tsar Simeon’s Garden

Çar Simeon’un Plovdiv’deki Bahçesi, 1892’de İsviçre peyzaj mimarı Lucien Chevalas tarafından kuruldu. Park Plovdiv şehir merkezini tam kalbinde yer alıyor. Şöyle bir yürüyüş yapmak, dinlenmek için halkın çok uzaklara gitmesine gerek yok yanı başlarında çok büyük bir park inşa edilmiş. Parkın içerisinde büyük bir havuz var, özellikle akşamları havuzda yapılan su efektleri ve ışık gösterileri müzik eşliğinde izlenebilir.

Sevgiler,

Cansu & Bora



	

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.